
Her akşam, gelinim banyoda bir saatten fazla zaman geçiriyordu. Kapının arkasındaki su sesleri, merakımı artırıyor, içimde bir şeylerin döndüğünü hissettiriyordu. Bir akşam, dayanamadım ve kulağımı kapıya yasladım. Duyduğum sesler, sıradan bir banyo keyfi olmanın ötesindeydi; bir tuhaflık, bir karamsarlık beni sarhoş ederken, içimdeki rahatsızlık büyüyordu. O an, sessiz bir kaygı beni sarmaladı ve içimden bir ses, hemen bir şeyler yapmam gerektiğini fısıldıyordu. Uzun bir süre düşündüm; bu durumu nasıl halledecektim? Bir yandan gelinimi korumak isterken, diğer yandan doğru olanı yapmam gerektiğini biliyordum. Sonunda, kaygılarımın ağırlığı altında, polisi aramak zorunda hissettim kendimi. Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsiniz