Aile En Zor Zamanımda Yalnız Bırakıldım: Artık Onların Kurtarıcısı Olmayacağım

Zeynep, sofrayı kurdun mu?”

 

Kayınvalidemin sesi, mutfaktan salona yankılandı. O an, içimde bir şeylerin kırıldığını hissettim. Evliliğimin ilk günüydü ve ben, kendi evimde misafir gibiydim. Herkes gülüp eğlenirken, ben mutfakta tabakları dizerken yalnızdım. O gün, içimden “Belki zamanla alışırım,” dedim. Ama yıllar geçti, hiçbir şey değişmedi.

Eşim Murat’la evlendiğimizde, onun ailesiyle aynı apartmanda oturacağımızı öğrendiğimde biraz tedirgin olmuştum. Ama Murat, “Annemler çok iyidir, seni çok sevecekler,” demişti. Oysa gerçekler bambaşkaydı. İlk günden itibaren, sanki bir sınavdaydım. Her hareketim, her sözüm, her kıyafetim bile göz hapsindeydi. Kayınvalidem Hatice Hanım, her fırsatta bana neyi yanlış yaptığımı hatırlatıyordu. “Bizim ailede böyle yapılmaz,” “Senin annen sana hiç mi öğretmedi?” gibi cümleler, zamanla ruhuma işledi. 

Yine de pes etmedim. Her bayramda, her özel günde, onların yanında oldum. Kayınpederim rahatsızlandığında, hastanede sabahlayan bendim. Evin küçük kızı Elif’in derslerine yardım eden, onunla dertleşen yine bendim. Murat’ın abisi Serkan’ın işsiz kaldığı dönemde, kendi maaşımdan destek oldum. Kimseye belli etmeden, elimden geleni yapmaya çalıştım. Çünkü aile olmak, zor zamanlarda birbirine destek olmaktı. Devamını okumak için diğer sayfaya geçiniz 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir