Genç bir kadın eve dönerken donmak üzere olan bir dişi kurt ve yanında soğuktan ve korkudan titreyen küçük kurt yavruları fark etti

Arabadan inip yaklaştığında, karın üzerinde hareketsiz yatan dişi bir kurtla karşılaştı. Hayvan bitkin düşmüş ve donmak üzereydi; yanında ise soğuktan ve korkudan titreyen, sanki annelerinin ayağa kalkması için yalvaran iki küçük yavru vardı. Mantığı ona hemen arabaya dönmesini söylüyordu; yaralı bile olsa bir kurt her zaman tehlikeliydi. Ancak vicdanı ağır bastı ve hayvana yardım etmek için eğildiğinde, nefesini kesen o detayı fark etti.

 

Karların üzerinde kilometrelerce uzanan kesik kesik izler vardı. Dişi kurt yürümemiş, sürünmüştü. İnanılmaz bir çabayla tam da kadının oğlunun son nefesini verdiği o noktaya kadar gelmiş ve orada durmuştu. Bu sarsıcı farkındalıkla kadının dizlerinin bağı çözüldü ve oracıkta bayılıp karların üzerine yığıldı. Sanki görünmez bir güç kurda, ancak bu acılı noktada yardım bulabileceğini fısıldamıştı.  Kadın kendine geldiğinde, sanki Tanrı onu o gece bu canları kurtarmak için oraya göndermiş gibi hissetti. Bir zamanlar en sevdiklerini kurtaramamış olmanın verdiği o derin sızıyı, şimdi bu muhtaç canlılarla dindirebileceğini anladı. Hemen bagajdaki battaniyeleri çıkarıp anneyi ve yavrularını sevgiyle sarmaladı; onları tek tek aracına taşıyarak en yakın veteriner kliniğine doğru yola koyuldu.  Yıllar sonra ilk kez, içindeki o bitmek bilmeyen yas yerini bir umut ışığına bırakmıştı. O gece sadece bir kurt ailesini değil, aslında kendi yaralı ruhunu da kurtarmaya başlamıştı. Kaderin bu garip ve anlamlı tesadüfü, ona hayatın bazen en karanlık noktada bile yeniden filizlenebileceğini göstermişti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir