Gece yarısı, sessizliğin karanlığını yararak odaya adım atan ikiz kız kardeşim, yüzündeki morluklarla gözlerimde derin bir dehşet uyandırdı. O an, sanki zaman durdu ve günlerce süren bir savaşın izleri, onun yüzünde açığa çıktı. Kocası, ona karşı ne denli acımasızdı ki? İçimdeki öfke, bir volkan gibi kabardı ve onun acısını hissetmeye başladım. İkiz kardeşin hissettiği her darbe, benim yüreğimi de yaraladı. Hayatım boyunca, onun mutluluğu her şeyden önemliydi; ama şimdi, bu karanlık durum karşısında ne yapmalıydım? Bir plan yapmalıydık, bu sadece onun değil, benim de savaşımdı. Gece boyunca, onu koruyacak ve bu acımasız gerçeği unutturacak bir strateji oluşturduk; çünkü bazen, adaletin sağlanması için karanlığa inmek gerekir... Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilirisniz..
