
Sıcak bir yaz akşamı, ailemle birlikte bahçede otururken kayınpederimin sırtındaki garip mavimsi izler gözüme çarptı. İlk başta, bu izlerin yalnızca bir düşme sonucu oluştuğunu düşündüm, ama içimde bir şeylerin doğru gitmediğini fısıldıyordu. Onun bu durumu geçiştirmesi, bana daha çok kaygı vermeye başladı. Her şeyin normal olduğu düşüncesi içinde kaybolmuşken, bir merak dalgası içimde büyümeye başladı. Kayınpederim, geçmişteki hayata dair bir sırrı gizliyor gibiydi; sanki o garip izler, yalnızca fiziksel bir yaradan çok daha fazlasını anlatıyordu. Benim için bu izler, onun yaşadığı acıların, kayıpların ya da belki de bilinmeyen bir tehlikenin sembolüydü. O an, ruhundaki derin yaraların yüzeydeki görünüşten çok daha karmaşık olduğunu kavradım. Devamını okumak için diğer sayfaya geçiniz