Mezar Başında Bulunan O Şey Her Şeyi Değiştirdi…
Hamile bir kadın, elini karnının üzerine koymuş halde kocasının mezarının başında sessizce duruyordu. Sabahın erken saatleriydi. Mezarlıkta alışılmışın dışında bir sessizlik vardı. Ne ağaçlar kıpırdıyordu ne de uzaktan gelen bir kuş sesi duyuluyordu. Sanki zaman, o an için durmayı seçmişti.
Kadının yüzünde derin bir yorgunluk vardı. Gözleri mezar taşına takılı kalmıştı. Söylenmemiş cümleler, yarım kalmış hayaller ve doğmamış bir çocuğun kaderi o sessizliğin içinde ağır ağır dolaşıyordu. Kimse yoktu. Sadece o, mezar taşı ve içinde büyüyen hayat…
Tam geri dönmek üzereyken yerde fark etmediği bir şey gözüne ilişti. Mezarın hemen yanında, toprağın üzerinde duran küçük bir cüzdan. Önce tereddüt etti. Sonra eğildi, eline aldı. Kalbi hızlandı. Bunun burada ne işi vardı?
Cüzdanı açtığında nefesi kesildi. İçindekiler sıradan değildi. Okudukları karşısında dizlerinin bağı çözüldü. Olduğu yere çöktü. Gözlerinden yaşlar sessizce toprağa düştü. Bu, beklediği bir şey değildi. Ama aynı zamanda kaderin tam ortasına bırakılmış bir mesaj gibiydi.
Cüzdanın içinden çıkanlar, geçmişle bugün arasında kurulmuş gizemli bir köprüydü. Kadının yüzündeki ifade bir anda değişti. Acı, şaşkınlık ve korku birbirine karıştı. Mezarlığın o donuk sessizliği, artık çok daha ağırdı.
O an anladı ki, bu mezar başında yaşananlar bir tesadüf değildi. Ve bu hikâye, burada bitmiyordu…
Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsiniz…
