Korkudan Güvene: Küçük Elif

Bir hafta boyunca servise binmek istemedim. Annem beni okula götürdü. Ama bir gün, annem işe gitmek zorunda kaldı ve ben yine servise bindim. O gün, okul çıkışında bahçede oynarken, iki polis memuru okula geldi. Çocuklar hemen etraflarını sardı, ama ben köşeye çekildim. Genç polis memuru, adının Emre olduğunu söyledi. “Merhaba çocuklar, bugün sizinle biraz sohbet etmeye geldik,” dedi. Çocuklar sorular sormaya başladı. Ben ise, gözlerimi kaçırıyordum. Emre Abi, yanıma geldi. “Senin adın ne?” dedi. Kısık sesle, “Elif,” dedim. “Neden üzgünsün Elif?” diye sordu. Ona bakamadım.

O günden sonra, Emre Abi ve yaşlı polis memuru Hasan Amca, her hafta okula gelmeye başladılar. Çocuklara trafik kurallarını, güvenliği anlatıyorlardı. Ama ben, her seferinde köşede oturuyordum. Bir gün, Emre Abi yanıma oturdu. “Biliyor musun Elif, ben de küçükken polislerden korkardım,” dedi. Şaşırdım. “Gerçekten mi?” dedim. “Evet, çünkü kimse bana onların da insan olduğunu anlatmamıştı. Ama sonra bir gün, bir polis bana yardım etti. O zaman anladım ki, onlar da bizim gibi, bazen korkar, bazen üzülür,” dedi. O an, ilk defa içimde bir sıcaklık hissettim.

Bir gün, okul çıkışında yağmur yağdı. Annem geç kalınca, okulda beklemek zorunda kaldım. Herkes gitmişti. Sadece ben ve Emre Abi kalmıştık. “Korkuyor musun?” diye sordu. Başımı salladım. “Biliyor musun, bazen insanlar korkar. Ama korkunun üstüne gitmek, cesaret ister,” dedi. O an, gözlerim doldu. “Ben cesur değilim,” dedim. “Bence çok cesursun. Çünkü korkunu anlatabiliyorsun,” dedi. O an, ilk defa biri beni anladı.

O günden sonra, Emre Abi’yle konuşmaya başladım. Bana, polislerin de aileleri olduğunu, onların da çocukları sevdiğini anlattı. Bir gün, bana küçük bir anahtarlık hediye etti. “Bu sana cesaret getirsin,” dedi. O anahtarlığı hala çantamda taşıyorum. Annem, değişimimi fark etti. “Elif, artık daha mutlusun,” dedi. Babam ise, “Demek ki korkacak bir şey yokmuş,” dedi. Ama ben biliyordum ki, asıl değişim, içimde olmuştu. 

Bir gün, okulda bir çocuk kayboldu. Herkes panik oldu. Emre Abi ve Hasan Amca hemen okula geldiler. Çocukları sakinleştirdiler, öğretmenlerle konuştular. Ben, ilk defa, polislerin ne kadar önemli olduğunu gördüm. Kaybolan çocuk bulunduğunda, herkes Emre Abi’ye sarıldı. O an, içimdeki korkunun yerini güven aldı. Eğitim

 

Şimdi, servise binerken korkmuyorum. Polisleri gördüğümde kaçmıyorum. Hatta bazen, Emre Abi’yi görünce el sallıyorum. Annem, “Güven, insanın içinden gelir,” diyor. Babam ise, “Hayat, korkularımızı aşınca güzelleşir,” diyor. Ben ise, artık biliyorum ki, insanlar bazen korkar, ama dostluk ve anlayış, her şeyin üstesinden gelebilir.

 

Bazen düşünüyorum: Eğer Emre Abi ve Hasan Amca hayatıma girmeseydi, hala korkularımla baş başa kalır mıydım? Sizce, bir çocuğun güvenini kazanmak için neler yapılmalı?

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir